14 Mayıs 2017 Pazar

Sosyalizm Nedir? Sosyalizm Tarihi- Sosyalist Ekonomi

Sosyalizm nedir sorusunu kısaca yanıtlayalım. Sosyalizm, üretim araçlarının ve sermayenin belirli bir zümre yerine devlete, devlet yoluyla da tüm halka ait olduğu sisteme denir.
Ekonomik bunalımlar, adaletsizlikler hayatımızı sarıp sarmalarken, hepimiz farklı bir dünyada uyanmak isteği ile uykuya dalıyoruz. Bugün dünyada kapitalizm hüküm sürüyor ve adı sosyalist olan hiç bir devlet, hiç bir parti aslında sosyalizmin gerçek anlamının yakınından bile geçmiyor. Bu güne kadar kendini sosyalist olarak tanımlayan devletler ve liderler aslında sosyalizmin kötü birer örnekleri ve kapitalizmin bu kadar güçlü olmasının, sosyalizmin yeteri kadar ilgi görmemesinin sebebi. Şimdi gelin sosyalizm aslında tam olarak nedir birlikte inceleyelim.
Sosyalizm nedir diye sorarsanız, bir çok süslü kelime eklenmiş karmaşık bir cevap alırsınız. Nedense sonu “izm” ile biten bir şey tanımlanırken daha kültürlü görünmek için midir nedir bilmiyorum:) konuyu karmaşık, anlaşılması zor bir şekilde anlatırlar. En basit haliyle Sosyalizm, komünizm ve kapitalizm arasındaki farkları anlatırsak,
Sosyalizm
Diyelim ki iki ineğiniz var;
  • Sosyalist yönetim şeklinde devlet, iki inekten birini sizden alır ve ineği olmayan birine verir.
  • Komünist yönetim şeklinde devlet, her iki ineği de senden alır ve sana süt verir.
  • Kapitalizm yönetim şeklinde ise devlet, her iki ineği de senden alır ve sütü sana satar!
Kavramlar bu şekilde anlatılsa, ne yazık ki okuma alışkanlığı olmayan, kelime dağarcığı zayıf halkımız kolayca anlayabilir. Tabi bu okuma alışkanlığı ve eğitim durumunun asıl sorumlusu kapitalizme tam uyumlu devletimizdir. Marshall yardımı sonrası eğitim müfredatımızı düzenleyen ABD, ezberci, kendi dilinde bile okuduğunu anlamayan, üretemeyen bir nesil oluşturdu. Eğitim sisteminin önemini kavramak için Köy Enstitülerinin kısa sürede başardıklarına göz atmanızı öneririm. Neyse konumuza dönelim.

Sosyalist Nedir?

Sosyalist, Sosyalizm dünya görüşünü benimsemiş ve dünyada mutluluğun, eşitliğin, adaletin, barışın bu görüş ile sağlanabileceğine inanan insandır.

Sosyalizm Tarihi 

Sosyalizm aslında tarih boyunca adalet isteyen toplumların farklı şekillerde dillendirdiği bir sistemdir. Adı konmamış sosyalizme adil yönetim, adalet diyebiliriz.
Sosyalizmin çıkış amacı, büyük balığın küçük balığı yuttuğu, zenginin her gün daha da zenginleştiği kapitalizmi ortadan kaldırmak ve yerine ortak mülkiyet amacı taşıyan bir ekonomik sistem oluşturmaktı. Kapitalizmde bireyselcilik ön plana çıkarken, sosyalizmde toplumculuk ön plana çıkar. Sosyalizmde toplum birbirine üstün olmak için, birbirini ite kaka yarış halinde yetiştirilmez. Marx’ın deyimi ile, “Ekonomi ve üretim ilişkileri değişen toplumun, yaşam tarzı, karakteristik özellikleri ve profili de değişecektir.” Sosyalizm, bencil olmayan, insancıl, barışsever, demokrat ve toplumcu bir insan modeli yetişecektir.
Sosyalizm 19. yüzyıl sonlarına doğru iki farklı görüşe ayrılmıştır. Sosyalizmin kademe kademe hayata geçmesi gerektiğini savunan bu kesim, öncelikle işçi haklarının düzenlenmesi, ücretlerin artırılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini, bunun ise sendikalar ve siyasi partiler aracılığı ile yapılması gerektiğini savunurken. Devrimci Sosyalist kesim ise Sosyalizmin devrim ile topyekun, bir anda kabul edilmesi gerektiğini savundu.
Marx’ın teorisine göre Sosyalizm önce kapitalizmin yerini alacak, daha sonra ise devlet ve sınıfları ortadan kaldıracak olan komünizme zemin hazırlayacaktır.

Sosyalist Ekonomi

Sosyalist ekonomi, toplumun çok küçük bir bölümünü oluşturan zenginler yerine tüm toplumun yararına gelişecek ekonomik modeldir. Sosyalizmde Devletçilik ön plandadır. Üretim araçlarının ve sermayenin büyük kısmı devletin elinde ve kontrolünde olur.
Devletçiliğin faydalarını şu şekilde örneklendirebiliriz. Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte Osmanlı döneminde yabancıların elinde olan önemli üretim kanalları devlet tarafından satın alındı. Ki bu dönem devletin maddi sıkıntılarının en yüksek olduğu dönemdi. Devletin sahip olduğu fabrikalarda, kurumlarda çalışan halk, özel sektörde çalışanlara göre çok daha yüksek maaşlar ve çalışma şartlarına sahipti. Bu gün herkesin memur olma isteğinden pay biçebilirsiniz. Özelleştirmeyi savunan insanlar nedense memur olma, kamu kurumlarında çalışma hayaliyle yaşar:) Bizzat bir yakınımdan tecrübe ettiğim durum, Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile başladı. Türk Telekom devletin malı iken orada çalışan yakınım, en düşük seviyede dahi, özel sektörde gece gündüz çalışan insanlardan daha fazla para alıyor, yıllık izinlerine çıkıyor, farklı yardımlardan faydalanıyordu. Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile orada işe başlayan arkadaşım ise asgari ücretle çalışıyor ve kazandığı ile ayın ortasını dahi göremiyordu. İnsan bencil bir yaratıktır ve kazanma konusunda hırslarının sınırı yoktur. Bunun devlet tarafından kontrol edilmesi ve çalışanın hakkının korunması gerekir. Azgın sermaye sahiplerine teslim edilen halk, bugün nasıl eziliyor hep birlikte görüyoruz.
Sosyalizm’de ekonomi;
  • Üretici güç olarak emek ön plandadır. Binaları inşaat işçileri yapar ancak sadece karnını doyuracak kadar para kazanır, müteahhitler ise kısa sürede milyonlar kazanır ve sadece bir talimat vererek.
  • Devletçi ekonomi (üretim araçlarının devlete ait olması) esastır.
  • Merkezi planlama ve kontrol vardır.
  • Kamu Yararının (genel hukukun / kamu hukukunun) ön plana çıkması amaç edinir. Her kararda halkın faydası gözetilir.
Marksizm Marksist teoride sosyalizm kapitalizmin yerini alacak ve sosyalizm sayesinde devlet ve sınıflar ortadan kalkarak komünizme ulaşılacaktır. Marksizm, siyasal, ekonomik ve felsefi bir bütünlük barındırır. Marks, İlk olarak sınıflar savaşının ortaya çıkacağını bu savaş sonucu ise toplumsal eşitlik ve özgürlük dünyası komünizme varılacağını savunmaktadır.

İnsan yaratılışından, oluşumundan itibaren her gün biraz daha gelişmiş ve yol kat etmiştir. Bu yolda ise kapitalizmin yıkılması ve sosyalizme geçişin kaçınılmaz olduğunu söyleyebiliriz. Bu er yada geç olacaktır.

Sosyalist Devletler

  • Kuzey Kore
  • Laos
  • Vietnam
  • Nepal
  • Küba
  • Çin Halk Cumhuriyeti
Yukarıdaki ülkeler kendini sosyalist olarak tanımlar. Gerçekte ise sosyalizmin kötü birer karikatürü olmaktan ibaretler.  Sosyalizm ile bağdaşmayan ancak öyle tabir edilen bir kaç örnek daha verelim,

Nasyonal Sosyalizm

Nasyonal sosyalizmi kısaca milliyetçi sosyalizm olarak açıklayabiliriz. Etnik milliyetçilik ve sosyalizmi birleştiren ırkçı, antikapitalist, antisemitik bir sistemdir. Örnek olarak İtalya’da Benito Mussolini ve Almanya’da Adolf Hitler yönetimlerini göz önüne alabilirsiniz. Gerçekte bu dünya görüşünün sosyalizm ile alakası yoktur.
Nasyonal Sosyalizme göre kapitalizmin kurucuları Yahudilerdir ve bu yüzden en büyük düşmanları Yahudilerdir. Nasyonal Sosyalizm yabancı sermaye sahiplerine karşı savaş açarken, kendi ırkından olan sermaye sahiplerini ise kollar. Bu husus bile Sosyalizmden ayrılmasına yetmektedir.

Sosyalizm Komünizm Farkı

Sosyalizm tek başına bir kurtuluş değildir ancak Kapitalizmin en büyük kötülüklerine karşı sağlam çözümler sağlar. Marx’ın ifade ettiği şekli ile sosyalizm komünizm’in geçiş evresidir.
  • Sosyalizm bireye emeği ve iş gücü ve ürettikleri kadar hak verir, Kapitalizm gibi kazancın büyük kısmını sermaye sahipleri almaz.
  • Komünizm ise her bireye ihtiyacı kadar hak verir.

Sosyalizm ve Kapitalizm Arasındaki Farklar

Sosyalizm ve Kapitalizm arasında belirgin farklar bulunur. İnsanlar yönetim biçimlerine göre şekillenir. Gelin aradaki farkların insanı nasıl farklı bir birey yapabileceğine bakalım. İşte Kapitalizm ve Sosyalizm arasındaki farklar;

Mülkiyet

Kapitalizmde bireylerin özel mülkiyet hakkı bulunur ve bu hak sınırsızdır. Yani bir kişi yapabilirse tüm dünyaya sahip olabilir.
Sosyalizmde ise özel mülkiyet hakkı sınırlıdır. Üretim araçları, topraklar kamu mülküdür. Tüm halk eşit şekilde faydalanabilir.

Üretim

Kapitalist sistemde üretim ve fiyatlar arz ve talebe göre belirlenir. Bir üründe tekelleşen biri ürününe istediği fiyatı biçer. Bunu kanser ilaçlarının fiyatlarına bakarak görebilirsiniz. Maliyeti 5-10 lirayı bulacak ilaçlar binlerce dolara satılmaktadır.
Sosyalist sistemde üretim ve fiyatlandırma merkezi otorite tarafından kontrol edilir. Kimse bir ürüne kafasına göre fiyat biçemez.

Bireysel ve Toplumsal Fayda

Kapitalizmde önemli olan bireydir ve sistem milyonlarca kişiye karşı bir kişiyi savunabilir. Her hangi bir konuda toplum yararına bakılmaksızın, güçlü olan bireyler korunur.
Sosyalizm de ise bireyden önemli olan toplumdur. Toplumun faydası bireyden öne çıkar. Güçlü bireyler toplumu ezemez.

Sermaye

Kapitalist sistemde sermaye belirli kişilerde toplanır ve büyük balık küçük balıkları sürekli olarak yutar. Bu durum toplumun her geçen gün fakirleşmesine, güç sahibi zenginlerin ise her geçen gün daha da zenginleşmesine neden olur.
Sosyalist sistemde ise gelir adaleti esastır. Haksız zenginliğe karşı önlemler bulunur. Çalışanların sırtından sermaye sahiplerinin zenginleşmesi önlenir. Çalışan hakkını tam olarak aldığında adalet sağlanmış olur.
 Değerlendirme
Çocukluğu Amerikan filmleri ile geçen bizler iyi biliriz ki Amerikan haklı bundan 20 sene önce bu günkü durumundan çok daha iyi vaziyette idi. Amerika devleti fakirleşti mi? Tabi ki hayır, aksine eskisine göre çok daha zengin durumda ancak halk ile zenginler arasındaki fark gün gün daha da arttı ve Amerikan rüyası son buldu.
Kapitalizme 1950 – 60’larda adapte olmaya başlayan devletimizde de aynı sürecin işlediğini görüyoruz. Özellikle son 15 yılda sermaye sahipleri daha da güçlendi. Ekonomi verilerine göre eskisine göre çok daha zenginiz ancak halkın bu zenginlikten pay almadığını çok net şekilde görüyoruz. Dünya zenginler listesine her yıl daha kalabalık şekilde giriyoruz ancak halk açlık sınırında yaşamaya devam ediyor.
Türkiye’de Sosyalizmi anlatmaya çalışırsanız önce dinlenir, sonra dayak yersiniz. Komünizmi anlatmaya çalışırsanız ise direk dayak yersiniz:) Hemde açlık düzeyinde yaşayan insanlar tarafından. Kapitalizm dersini iyi çalışıyor ve karşısına çıkan her görüşe karşı halkın beynini yıkıyor. Özellikle Türk halkında Sosyalizm ve Komünizme karşı “dinsizlik” inancı, Kapitalizm sistemi tarafından çok güzel şekilde işlendi. Oysa biliyoruz ki tüm dinler insanlığa eşitlik, adalet ve barış için indi. Kendini “inançlı” olarak belirten kesimin inancına, Kuran’a en uygun yönetim biçiminin Sosyalizm olduğunu görememesi çok acı.
Marks’ın da belirttiği gibi, insan gelişimine paralel olarak kapitalizmin yıkılacak olması kesindir. Bizim göremediğimiz adaletli, barış içinde, huzurlu günleri umarım sonraki nesiller görür.
https://finansca.com/sosyalizm-nedir-1403.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder