8 Mayıs 2017 Pazartesi

Pontos Meselesi - Rum ve Ermeni Çeteleri Karadeniz'de 8 bin Türk'ü Katletti

PONTOS MESELESİ

Pontos; Rumlar’ın hayallerini kurduğu, Kastamonu İnebolu’dan Batum’a kadar olan bölgede kurmak istediklerin devletin adıdır. Kurmak istedikleri bu devletin merkezi olarak da Çepni ve Kıpçak Türkleri’nin yoğun bir şekilde yaşadığı kadim Türk ili olan Trabzon’u düşünmekteler.
Rumlar ilk etapta 1904 yılında Merzifon Amerikan Koleji’nde bir Pontos Cemiyeti kurdular. Amaçları yukarıda bahsettiğimiz Pontos devletini kurmaktı. Bu topluluk cemiyet adı altında siyasi faaliyet yürüttüklerini iddia ediyordu ancak yaptıkları şey çetecilik, bozgunculuk  yaparak Türk halkını soymak, Türkler’in dirliğini-birliğini bozmak, Türk kadınlarının ırzına geçmek, Türkler’in gencini, yaşlısını, çocuğunu öldürmek idi. Bu cemiyet saydığımız ve saymadığımız bir çok kirli işler yaparak ve Osmanlı içerisindeki Rum ve diğer gayri Türk etnik döküntüleri ayaklandırarak Osmanlı’yı içeriden çökertmekle meşguldü. Hal böyle olunca İtilaf devletleri tarafından da destek gördüler.
1.Dünya Savaşı başlayınca Osmanlı’nın seferberlik çağırısına kirli emellerini gerçekleştirmek için uymayan Rumlar askere gitmeyip cephe gerisindeki halka saldırdılar. Doğu Anadolu’yu ve Doğu Karadeniz’i işgal eden Rusya için ve kendilerine destek veren Yunanistan için casusluk faaliyetlerinde bulundular.
Karadeniz’de binlerce Türk’ü öldüren, çocukların, yaşlıların canına kıyan, kadınlarımızın ırzına geçen Rumlar bu kirli faaliyetler ile bölgeden Türkleri göç ettirmek ve yok etmek isteğindeydiler. Rumlar; İtilaf devletlerinden, Fener Rum Patrikliği’nden ve Ermenilerden de destek görüyordu.
I.Dünya Savaşı’nda Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’e giren Rusların geri çekildikten sonra bölgede bıraktığı cephaneler de Rumlar’ın işine yaradı. İngiltere ve Yunanistan’da Rumlar’a silah yardımlarında bulundu. Yunanistan’dan gelenler ile birlikte bölgede Rum asilerinin sayısı 25.000’i buldu. Patrikhane, Trabzon’da Rum nüfusunun azınlıkta olduğunu görüp bu şekilde Trabzon’da devlet kurulamayacağını düşünerek Rusya içerisindeki Rumlar arasında da propaganda faaliyetlerine başladı. Para ile ikna ettikleri bir çok Rum’u  geçici olarak Trabzon’a yerleştirmeyi başarmışlardır.
Dışarıdan getirilen gayri Türk hıristiyanlar da Samsun’a yerleştiriliyordu. Bölgede bütün hıristiyanlara Rum deniyordu. Bölgedeki Rumlar da Yunanistan’ın bir kolu olarak sayılıyordu. Bu bilgisizlik ve cahillik de bölgede ne kadar hıristiyan varsa o kadar çok Rum, ne kadar Rum varsa o kadar Yunan olduğu anlaşıyla Anadolu’yu ele geçirmek isteyenlerin elini kuvvetlendiriyordu.  Bölgede bu şekilde Rum unsuru 39 bini buluyordu.
Rumların gördüğü bunca destek ile ve Ruslar’ın çekilmesinden sonra bölgede oluşan otorite boşluğu sayesinde bu asiler Pontos Ayaklanması çıkardılar.
Rumlar çıkardıkları ayaklanmalarda Doğu Karadeniz’de halka büyük zulüm ve katliamlarda bulundular. Yaklaşık 8 bin Türk’ü katlettiler.
Çepni Boyu’ndan olan Topal Osman Ağa ve bölgedeki Çepniler’den oluşan silah arkadaşları bu Rum asilerine büyük kayıplar verdirdiler. Bölgede Rum asileriyle yaptıkları çatışmalarda 2.500 tüfek, 1.200.000 adet mermi ele geçirdiler. 11.188 adet de katliamcı ve bozguncu Rum çeteci öldürdüler.
Bölgedeki Rumlar 1923 yılında bölgeden çıkarılacak ve Pontos çalışmalarına ara verilecektir…


PONTOS DEVLETİ FİKRİ

Yunanistan Başbakanı Venizelos, Paris Barış konferansında sunduğu abartılı ve yanlış nüfus istatistikleriyle Karadeniz’de bir Pontos devletinin kurulmasını savundu. Bölgede Rum nüfusu Türk nüfusunun onda biri kadar olmasına karşın İngiltere, Venizelos’un sunduğu abartılı nüfus istatistiğini ve görüşünü Doğu Karadeniz’de ve Kafkaslar’da daha etkili olabilmek için destekledi.
Pontos ayaklanmasını çıkaranların hedefi ileride Yunanistan ile birleşebilmek iken Yunanistan’ın amacı da Pontoscuların bu amacını destekler nitelikte ileride Megalo İdeo doğrultusunda Pontos devleti ile birleşip Büyük Yunanistan’ı kurmaktı.
Yunanistan, Megalo İdea için Rumlar’ı destekledi. Batı Anadolu’da Yunan ordusu, Doğu Karadeniz’de de Pontos çeteleri Türk Ordusu’nu iki ateş içerisinde bırakıp Anadolu’yu işgal etmek Yunanistan’ın savaş stratejisiydi. Doğu Anadolu’da da Ermeni çetelerinin faaliyetleri ve katliamları sürmekteydi. Ancak Topal Osman Ağa ve Çepni çetecileri Pontoscuların ve Yunanistan’ın hayallerini kursaklarında bırakacaktı.

ERMENİ RUM İŞBİRLİĞİ

Mondros Ateşkes anlaşmasına kadar Rumlar faaliyetlerini gizli yürütüyordu. Bu antlaşmadan sonra İtilaf devletleri Rumlar’a olan desteğini artırıp onları harekete geçirdi. Rumlar yine bu antlaşmadan sonra bölgedeki Ermeni ayrılıkçıları ile yakınlaşmaya başladı ve 1920’de Rum-Ermeni iş birliği yapılması noktasında anlaştılar. Doğu Karadeniz’de bir Pontos, Doğu Anadolu’da da Ermeni devleti kurabilmek için iş birliği ve dayanışma içerisine girdiler. Rumlar ve Ermenilerin istediği devletin sınırları Trabzon’da çatışsa da iş birliğinden geri durmadılar Yukarıda bahsettiğimiz bölgedeki 8 bin Türk’ü Rumlar, Ermeniler ile birlikte katlettiler.

Ülgenim Paylaşım
http://ulgenim.blogspot.com.tr/



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder